Temesist'in "AKILLI" Planı
Çelik konstrüksiyon ile 1986 yılında tanışan, Türkiye’de tekstil sektörünün zirvede olduğu dönemdeyse raf üretimi yapmaya başlayan Halil İbrahim Gül, doğal sürecin ve değişimlerin bir sonucu olarak kendisini bambaşka bir alanın içerisinde bulmuş.
Gül, son 10 yıldır endüstriyel depolama sistemleri üzerine projeler gerçekleştiriyor.
Türkiye’de AB kriterlerine uygun raf üretebilen ve FEM’e üye yerli bir firma olan Temesist Depo ve Raf Sistemleri’nin Genel Müdürü Halil İbrahim Gül, akıllı sistemlerin firmalara yüzde 50’ye ulaşan tasarruflar sağladığını belirtiyor fakat Türkiye’de sektörün henüz yeterince tanınmadığından da dem vuruyor.
Temesist, Avrupa ülkelerinde sıklıkla kullanılan akıllı raf ve depo sistemlerinin ihracatını 30 ülkeye gerçekleştiriyor.
Otomotivden, teknolojiye, gıdadan, filo şirketlerine kadar çok geniş alanda referansları bulunan Temesist; çatı ve dış cephe ihtiyacını ortadan kaldıran, azami depolama alanları sağlayan, yüksek miktarda stok gerektiren ürünlere yönelik alternatif rafları şirketlerin kullanımına sunuyor.
PLANLARINDA ORTAKLIK DA VAR
Avusturyalı BT-Anlagenbau şirketinin de Türkiye distribütörlüğünü alan Temesist’in Genel Müdürü Gül, Türkiye’ye getirdikleri insansız çalışan raf ve depo sistemleriyle; tek düğme sayesinde depodaki malların sınıflandırılabilmesine imkan sağladıklarını söylüyor.
Bu da şirketlerin zamandan tasarruf etmesi anlamına geliyor.
Temesist ise sunduğu çözümler sayesinde yıl sonu cirosunu yüzde 50 artırmayı hedefliyor.
Sektörde tek güçlü yerli firma olmasıysa Temesist’in hedeflerini yükseltiyor. Büyümeyi planlayan şirketin uzun vadeli planları içerisinde ortaklık bulunuyor. Firma, ortaklığı beş yıllık planlarının içerisine dâhil ediyor. Gül, “Önümüzdeki beş yılda bize ‘know how’ katacak bir firma olursa, ortaklık olur. Türkiye’de pazar boş. Henüz pastadaki payımızı paylaşmayı düşünmüyorum” diyor.
IRAK’IN POTANSIYELI ŞUBE AÇTIRDI
Temesist, yurtdışında da yeni pazarları hedefliyor. Yeni pazarlara yönelme anlayışı da Temesist’in krize karşı kalkanı olmuş. Gül, “İhracatımızdaki başarıyı krizin en az hissedildiği ülkelere çok fazla ziyaretler yapmamıza bağlayabilirim. Libya, Cezayir gibi yeni pazarlara açılıyoruz” diyor.
Sektörün yeterince tanınmaması ve sektördeki kalifiye eleman eksikliğiyse Temesist’in önündeki en büyük sıkıntı. Bu anlamda firmanın çalışmaları da bulunuyor. Bu kapsamda Gül de İstanbul Üniversitesi’nin lojistik bölümü için hazırlanan ders kitabında sektöre yönelik tecrübelerini paylaştıklarını açıklıyor.
Firma Ar-Ge çalışmalarına ise ayrı bir önem veriyor. Bu kapsamda firma, marketlere yönelik raf ürünü üzerine çalışıyor ve yakın zamanda da ürününü piyasaya sunacak.
Market içindeki ürünlerinin barkotlarla takip edilmesini sağlayan sistem için Türkiye pazarı ise şimdilik düşünülmüyor.
Hedef; Afrika pazarı. Gül’ün akıllı raf ve depo alanında anlattıkları da aslında Temesist’in Türkiye’de eksik olan bir sektörde yaptığı çalışmalara ışık tutuyor.
Türkiye’nin endüstriyel depo alanında yaşadığı sıkıntılar, son dönemlerde aşılmaya başlansa da önümüzdeki süreçte akıllı raf ve depolama sistemlerinde ihtiyaçların ortaya çıkması muhtemel.
Hatta uzun vadede bu süreç firmalar için doğal bir ihtiyaç olacak gibi görünüyor.
Tabii bu süreç sonrasında Temesist’i bir ortak ile anmak işten bile değil.
F. EMRE YILMAZ (Infomag - Mart 2010)



