Temesist Genel Müdürü Halil İbrahim Gül'ün kriz değerlendirmesi:
Halil İbrahim GÜL 11 yaşında torna çıraklığına başladığında metalle tanışmış. O gün bugün metal sektöründe çalışan Gül, raf üretimini; ihracatı rahatlıkla yapılabilecek kapasitede bir ürün olması ve seri üretilebilen bir ürün çeşidi olması nedeniyle tercih ettiğini belirtiyor ve gelecekte pazarın daha da büyüyeceğine inanıyor.Rafın her türlüsünü, drive in raflardan hafif tip raflara kadar üreten ve 1986 yılında Esenler'de kurulan firmanın 5500 m'lik tesislerinde 130 kişi çalışıyor. Firmanın Ankara ve İzmir'de bölge müdürlükleri. Bursa, Gaziantep, Adana ve Çorum'da yurtiçi bayilikleri bulunuyor. Yurtdışında ise Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Sudan ve Belçika'da bayilikleri bulunuyor.
Firmanın ürün gamında şunlar yer alıyor:
Sırt Sırta Raf Sistemleri -Ağır Yük Rafları
Yüksek irtifa Rafları
İçine Girilebilir Raflar
Mezzanin Sistemler -Balkonlu Raflar
Dış Giydirme Raf Sistemleri - Giydirme Cephe Raf Sistemleri
Hafif ve Orta Yük Rafları
Konsol Kollu Raflar -Gargamel Raflar
Palet Raflar - Paletli Kayar Raf Sistemleri
Palet Raflar - Kutulu Kayar Raf Sistemleri
Taşıma Paletleri
Daha Fazla Çalışıyoruz
Endüstriyel depolama sistemlerinde; yüksek irtifa raflarından kayar sistem raflara kadar pek çok ürün sunan Temesist Rafın sahibi ve yöneticisi Halil İbrahim Gül, yaşanan ekonomik krizden minimal düzeyde etkilenmek için çalıştıklarını söyleyerek, dergimize şu değerlendirmeleri yaptı:
Hedefler küçülmedi
"Pazarda krizden etkilenmeyen kimse yok. Biz önlemlerimizi aldık. En önemlisi de kriz ortamında daha fazla çalışıyoruz. İhracatımızı geliştiriyoruz. Eskiden %90 yurtiçi çalışırken %10'muz yurtdışıydı. Şimdi daha fazla ülkeyle daha çok çalışıyoruz ve bunda da başarılı olduk. 2008 yılında tüm hedeflerimizi aştık, 2007'de %50 büyümemiz vardı. 2009'a geçişte %62 oranında büyüme gerçekleştirdik. Bu büyümede yurtdışı pazarlarının etkisi çok. Kriz dönemi diye de hedeflerimizi küçültmedik. 2009 yılı için hedeflerimizi büyük tutmaya devam ediyoruz. Hiç işçi çıkartmadık. Kriz yokmuşçasına çalışıyoruz. Sadece tahsilatta sıkıntı yaşıyoruz. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de birçok firma var. Bizim projelerimizde karşımızda çok sayıda rakibimiz yok. Yaptığımız proje-
lerde karşımızda 10 tane rakip yok. Fakat biz pazarda şu kadar payımız var, hiçbir zaman demedik. %100'üne bile hakim olsak bunu demeyeceğiz. Çünkü bunu resmi olarak takip edip, ölçen bir birim yok.
Büyüyen bir pazar
Pazann genel olarak büyüdüğünü düşünüyorum. Hatta önümüzdeki yıl katlanarak büyüyeceğini düşünüyorum. Türkiye'nin sanayileşmesi artıyor, fakat bu gelişmiş Avrupa ülkelerinin yanında halen küçük bir oran. Bununla beraber kartopunun yuvarlanması gibi giderek büyüyen bir sektöre sahibiz. Ayrıca insanlar devletten sürekli teşvik vs. birşeyler bekliyorlar. Avrupa'nın bu sektörde başanlı olması, yıllardır bu konuda branşlaşmış kişilerin olmasından ileri geliyor. İnsanlar bir yatırım yapacaksa çok tutulan bir marka yerine yıllardır kalitesini ispatlamış bir markaya yatırımını yapılıyor.
Yeni projeler
Kalite bizim için çok önemli Alman TÜV belgemiz var ve bir Rus belgelendirme kuruluşuyla da temaslarımız sürüyor.
İşimizde en önemli konulardan birisi kullanılan metal malzeme. Metal malzeme elde etmede zorluklar yaşamıyoruz, sadece metal fiyatlarının istikrarsızlığından şikayetçiyiz. Kısa süreli iniş çıkışlar sektörü zorluyor.
Ürünlerimiz dayanıklı, 20 yıl önce yaptığımız bir malın halen kullanıldığını görebiliyorum. Önümüzdeki dönemlerde servis ve bakıma yönelik bir çalışmamız olacak. Bizim tüm kullandığımız kesitler patentlidir. Bünyemizde 3 makine mühendisi bulunuyor. Çalışmalar yapılıyor ve uygulanabilirliğine bakarken testlerini de gerçekleştiriyoruz. 2008 yılında yeni bir ürün sergiledik. Bu ürün Alman menşeili ve Türkiye'de tutulması için biraz zamana ihtiyaç var. Çok fonksiyonlu bu ekipman sayesinde ürün hangi rafta ise önünüzdeki banta kadar geliyor.
Kapasite artacak
Manisa'daki yeni projelendirdiğimiz bir fabrikamız bulunuyor. 2008 yılının son çeyreğindeki kriz sebebiyle inşaatımızı biraz erteledik. 14000 m' alan üzerine kurulu bu fabrika kapasitemizi %200-300 oranında yükseltecek. Pazarlama teşkilatımızı da bu paralelde büyüteceğiz."
Robostore Otomatik Depo Sistemlerinin (AS/RS) avantajları
Lojistik, otomotiv ve ilaç sektörü, hava kargo işletmeleri, soğuk hava depoları, dağıtım depolan ile beyaz eşya/elektronik ürünlerinin depolanması için ideal olan Otomatik Depo Sistemleri (AS/RS), genellikle büyük hacimli ve ağır yüklerin depolanmasında, alanların yetersiz olması nedeniyle depolama yoğunluğunun yüksek olduğu durumlarda tercih ediliyor. Sistemler çoğunlukla tam otomatik olarak ve insansız çalışıyor ve yüksek bir depo hassasiyeti yakalanıyor.
Sistemde; ürün doğrudan işlem yapılacağı noktaya getiriliyor. Yürüme, bekleme, arama zamanlarından tasarruf sağlanıyor. Siparişin işlenmesi ile ilgili sürelerde 3-5 kat daha yüksek hız yakalanıyor. Teslim süresi ile ilgili taahhütlerde gecikmeler yaşanmıyor. Depo alanının dikey değerlendirilmesi sonucunda depolama alanı ihtiyacı en alt seviyeye iniyor. Tam otomatik çalışma nedeniyle doğrudan/dolaylı personel ihtiyacında
azalma oluyor. Boşta bekleyen eleman kayıpları azalıyor. Ürün ara stokları azaltılıyor. Yüksek depolama hassasiyeti ve üst düzey depo yönetimi ile aşırı stok önleniyor. % 100 doğruluk seviyesinde gerçek zamanlı stok kontrolü yapılıyor, anlık raporlama ile mevcut durum bilgilerine her zaman ulaşılıyor. Malzeme taşıma maliyetlerinde azalma sağlanıyor.
Ekipman bakım ve işletme maliyetleri düşüyor.



